Friday, 18 July 2014

Balayı Baldan Tatlıymış Çocukalayı da Pek Bir Kalaylıymış :)

Yeniden herkese merhabalar;
Çocuklu tatil neymiş bu sene daha iyi anladım. Geçen sene oğlan 9-10 aylıkken her şey daha rahattı bu sene ayaklanıp yürümeyi bilmeyip koşturmayla hayatımız geçtiği için ilk zamanlarda gerçekten sanırım deliriyorum Allah'ım aklıma mukayyet ol dedim. Bütün sene evde ananeyle vakit geçiren bizim Ali Kerem bu yaz sezonu itibariyle soluğu yazlıkta Kuşadası'nda alınca özgürlüğünü de bağımsızlığını da ilan ederek kendi ayakları üstünde durmayı daha bir fazla öğrendi. Alışma sürecinde biz de yanında olalım dedik fakat havası, suyu, ortam, çoluk-çocuk ve kapıdan ilk adımda dış ortama atılma özgürlüğü bize oldukça lüks geldi sanırım. Ali Kerem'ciğim de bu şaşkınlıkla gece-gündüz uykularını, yeme içme düzenini ve hatta bizlerin de uyku ve yemek düzenini alt-üst etti. Bütün gün çimlerde koştur dur nereye kadar...
Artık umudu tüketmiş, hatta benle Emre'ye iş sebebiyle İstanbul'a dönüş vakti yaklaşınca, oğlanı da alıp götürelim bu iş burada olmayacak dedik. Hatta anaokuluna bile vermeyi düşündük. Aslında tek hedefimiz vardı, İstanbul'un ortamından, yazın sıcağından ve dört duvar arasından onu kurtarıp vaktini daha kaliteli, düzenli, temiz havada, deniz ve kumla oynayarak, çoluk-çocuk arkadaşları ile vakit geçirerek ve daha rahat ederek geçirir diye düşündüğümüzden bu sene onu yazlığa götürelim demiştik. Tüm bu çaresizlik içinde ilk haftanın 4.günü biz de mucize bir gelişme yaşandı belki de buna yeni düzene alışmak diyebilirdik. Her şey daha yerine ve dengine oturdu ve öyle oldu ki neredeyse 1. aya varacağız uyku düzenimiz, yemek düzenimiz, yere basışımız, hatta basışımızdaki daha bilinçli ve sağlam duruşlar, koşturmaktan yürüyüşe geçmek, yüz ifademiz ve huylarımız bile değişti. Erken yatmayı, her daim yemek yemeyi, yürüyüş yapmayı, paylaşmayı ve en önemlisi de denizi oldukça severek vakit geçiriyoruz.
Sonra düşündüm düşününce de aklıma geldi hani hep derler ya Balayı baldan tatlıdır diye, şimdi ben onu değiştirip bir de sonuna ekleyerek şu cümleyi buldum " Balayı baldan tatlıymış çocukalayı da pek bir kalaylıymış." Evet bu cümle artık benden çıkma ve benim oldu :) Çocuklu tatil çocukalayı biraz zamanında geçmesi ile kalaylanıp, yerine oturuyor.
Bu arada çocuklu tatille ilgili yaşanmışlıklardan elde edilmiş deneyimler ve naçizane tavsiyelerimi de sizlerle paylaşmak isterim. Bakalım neler var:
1. Yanınıza kesinlikle sevdiği oyuncaklardan bir kaç tane alın.
2. Eğer sayfiyelik bir yere ve uzun süreli bir yere kalmaya gidiyorsanız şemsiyeli bisiklet çocukların rahat binebildikleri, bisiklet kullanmayı öğrenene kadar pedal çevirmek yerine ayaklarını koymak için göz kutucukların yer aldığı, hem onun için hem de sizler için oldukça ideal olan bir bisiklet almanızı şiddetle tavsiye ederim. Çocuk sürekli yürümüyor, gezinirken de eline bir şeyler verirseniz o arada sürekli elindekileri götürüyor bu da yedirmenin diğer bir çeşidi. :)
3. Deniz için en uygun saatler sabah saat 08:00-11:00 ve akşam üzeri 16:00-20:00 saatleri.
4. Çocuklar için bence en güzel koruyucu Bioderma Photoderm Kid Spray. Biz kullanıyoruz ve oldukça da memnun kaldık. Hem koruyuculuğu hem de nem dengesi harika.
5.  Günün her saati şapka bence yaz ayları için kaçınılmaz...
6. Huggies Little Swimmers Mayo Bebek Bezi tartışmasız kaçınılmaz çok güzel ve kullanışlı.
7. Yaz dönemi biraz daha iştah açılsın diye yeni keşfettiğim ve oldukça da memnun kaldığım Arifoğlu'nun Siyah Üzüm Çekirdeği öğütülmüş tozunu bence kesinlikle denemelisiniz. Bir kaç saat içinde farkı anlayacaksınız ve göreceksiniz. İştah açıcılığı oldukça yüksek bir takviye ve üstelik tamamen doğal. Ben genelde meyve püresi veya sabah kahvaltılarına ilave ediyorum.
8. Yine bu dönemde kemik gelişimi için olmazsa olmaz güneş ışınlarından gün içinde bol miktarda alıyoruz ancak bir de gene meyve püresi yada sabah kahvaltısına kemik gelişimini güçlendirmek adına Arifoğlu'nun Keçiboynuzu Unu ilave ediyoruz. Tüm bu tozlardan bir çay kaşığının ucuna değecek kadar koyuyorum. Yani tam bir kaşık dolmuyor.
9. Havuzları prensip olarak beğenmiyor ve mikrobik olduklarını düşündüğümden sokmuyorum. Çünkü düşünün ki, bebeğiniz yada çocuğunuz gibi bir çok çocuk aynı anda bu havuzlara giriyor ve ne kadar klorla da dezenfekte edilse birincisi klorun bile çocuk ciltlerine zararı var ve kanıtlanmış, ikincisi de bir çocuğun küçük tuvaletini bile kaçırmış olması ihtimali aslında o havuzun tamamen kapatılıp, suyunun boşaltılarak yeniden doldurulması ve ilaçlanması gerektiği hususunu da taşıyor. Bilmem biliyor muydunuz? Sizce bizim ülkede bu dediğim ne kadar uygulanıyor? Bu yüzden bence tercih etmeyin derim.
10. Tuvalet eğitimi de eğer iki yaşlara doğru yaklaştıysanız ve yaz döneminde iseniz, özellikle de yazlıkta yada evde bile olsanız bence tam zamanı. Bu havalarda bez çıkartılarak hem pişik önlemiş hem de üşümesini de engelleyerek onları ferahlatmış oluyorsunuz. Ve tam da bu rahatlıkla daha kolay adapte oluyorlar.
11. Eğer bu eğitimi başlatacaksanız bir küçük dipnot daha, kesinlikle gece çocuğun altını bağlamayın. Bu işin en büyük sırrı çocuğun gece-gündüz altını açıkta bırakmak. Gece rahata alışan çocuk sonra her gece altını bağlatmak istiyor. Halbuki ıslaklıkla rahatsız olması ve kendisinin artık uyanması gerekiyor. Geceleri bu dönemlerde anne-babalara oldukça iş düşüyor, uykulardan feragat edilerek, saatte bir yada 2 saatte bir çocuğu gerçek manada gözlerini açacak şekilde ve tuvalet bilincini algılayacak şekilde tuvalete götürmek gerekiyor. Yoksa gözü kapalı uykulu bir halde götürseniz de algıları kapalı olduğundan ne yaptığının farkında olmuyorlar.
12. Yaz aylarının vazgeçilmez içeceği elbetteki su. Sadece büyükler için bol su tüketmek değil, küçük çocuklarımızı da unutmamak gerekiyor. Onlarında bu dönemde suya ihtiyaçları oldukça yüksek...
13. Ayrıca çocukların kemik gelişimi ve kalsiyum almasında dondurmanın da yerinin önemli olduğu söyleniyor. Biz neredeyse bu aylarda hemen hemen her akşam dondurma yediriyoruz. Tabi üzerine klasik bademcikleri şişmesin diye de bol bol su içiriyoruz.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar... İleriki zamanlarda da yeni yeni deneyimleri paylaşmaya devam edeceğim. İlk çocuk ve ilk deneyimler, hem paylaştıkça çoğalıyor hem de çok şey öğreniliyor.

Bu da bizim ufaklık dondurma yerkene ;)


 






Sevgiler,
Şuh-i Fidan

Wednesday, 16 July 2014

Işıl'ın Baby Shower'ını da yaptıkkk !!! Sana Layık Değil Ama Bu Pastada Benden :):):)

Evetttt....
Bu anlatılması ve tariflenmesi biraz zor ve bu yüzden de kelimeleri bir araya toplayarak bir cümleye dönüştürmek açısından daha da zor bir yazı oldu benim için. Tanıştığımızda ilk ortak noktamız fotoğrafa olan ilgimiz ve fotoğraf makinalarımızdı. İlk buluşma noktamız Atatürk Fen Lisesi'nin bahçesi Yıl Eylül 2010'du. O gün birbirimizin numaralarını aldık ve ara ara görüşmeye başladık. Sonra üzerinden yıllar geçti ve hep yanımda oldu güzel bir bağ kurduk aramızda... Şimdi yazarken de içim bir tuhaf oldu gözlerim doldu ama dost işte böyle bir şeyyy... Sonra fırlattığım düğün çiçeğimi tutan kız ve aynı ad-soyadlı iki adamın eşleri olduk. Yetmedi her geçen gün hep bir arada ve hep bir olduk. Bebeğimi beklerken ki parti fotoğraflarımı çekti, en özeli ve en güzeli de doğum yaparken de yanımda oldu ve doğum fotoğraflarımı da çekti... Ne desem ne yapsam ne olsa en güzel en özel anlarımda yanımdaydı hep özel oldu benim için işte bu kız Işıl oldu :) (Artık aynı familyanın mensubu olduk "DUMAN"lar)...

Aslında daha söylenecek yazılacak ve harcanacak çok kelime ve cümle de var ama bazen en iyi tarif ve anlatım bile duygulara tercüman olamıyor. Yaşadıkların anlattıklarının kifayetine erişemiyor.

...
Şimdi artık sıra bendeydi... Uzunnn zamandan beri düşündüğüm şeyi artık planlayarak yapmak istiyordum. İlk olarak eşi Emre ile konuştuk, çok güzel fikir, çok güzel düşünmüşsün ve sürpriz olsun Işıl'ımıza bir Baby Shower "Bebeğini Beklerken" diye bir parti yapalım dedik. Sürpriz olacak, hep birlikte olunacak ve kutlama olacak. İşte tam da benlik. Derken bunu Sezoş'umuzla (Oğlumun Süt Annesi benim de Süt Oğlumun Annesi) ve Merviş'le ve Elif'le de paylaşarak organize ettik. Yapılacaklar, hazırlanacaklar, süprizler vs. derken Sezoş'la bana Eminönü yolu gözüktü. (Işıl bak böylece sen de tüm detayları öğrenmiş oluyorsun :) ) Süsleme malzemeleri, sürpriz hediyelikler, tabak, bardaklar kısacası bir parti için olmazsa olmazları gün içinde tamamladık.
Sonra da başladı hazırlıklar... O günün kutlama pastası, ev süslemesi, küçük komik balon çubuklar ve organize ev sahibesi olarak bizim evi bir parti evine çevirdik...
İşin en zor ve meşaketli tarafı da pastaydı. Böyle işlerde internetten pasta için acaba nasıl bir şey yapsam diye biraz bakıp araştırdığımda her seferinde tüm pastalar bana çok kolay geliyor. Ancak iş başa düşünce hakikaten çok meşakkatli, sabır gerektiren ve el becerisine dayalı bir iş oluyor. Ama olsun Işıl'cığıma seve seve feda olsun... :)
Derken pandispanyanın yapımı, krema ile sıvanması, iç dolgusunu da hazırlayarak bir gece beklemeye aldım. Ertesi gün de artık şeker hamuru ve süsleme zamanı gelmişti. Şunu da ayrıca anladım ki, şeker hamuru ve sıcak hava hakikaten iyi bir ikili değil. Elli takla atarak sonunda şeker hamuru kaplamalarını ve süslemesini yaptım. Bakın işte ortaya bu pasta çıktı. Umarım sizlerde beğenirsiniz... :):):)


Şimdi de o günden güzel karelere ve organizasyon detaylarına bir bakalım isterseniz ;)

Friday, 4 July 2014

Artık www.mobilfotografcilik.com Yazarıyım. Sitemize bekleriz, desteklerinizi de isteriz :) Takibe alın derim ben....

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba :)
 
İş-güç, bunalım havalarımdan kurtulup mevsimi yaza çevirince biraz kendime gelebildim. Hoş bu aralarda iyice telefon bağımlısı oldum yani ben demesem de herkes böyle söylüyor. Ya instagramda ya facebookta ya blogda yada başka uğraşlar içerisindeyim. Şimdi bunlara bir yenisi daha eklendi o da www.mobilfotografcilik.com yazarlığı. Sevgili Hakkı Karadeniz Bey'le bir şekilde takibi olduğum instagram hesapları sayesinde bir zaman önceden tanışıyordum. Bu konuda bir arayışları olduğunu duyuncada dayanamadım ve gönderdikleri daveti de kabul ederek hemen yazarlığa başladım. Mobil fotoğrafçılıkta cep telefonuyla neler neler yapılabileceğini hiç de hafife alınmayacak teknik detay ve konularla ilgili tüm bilgileri sitemizde bulabilirsiniz...
 
 
Ben onlar kadar teknik olmasam da kadrajıma düşen fotoğrafları hikayeleriyle birlikte anlatmaya çalışıyorum yada yeni hikayeler yazmaya çalışıyorum. Gördüklerim, görebildiklerim, anı yakaladığım, yada bazen şekle sokarak görmek istediklerimi gördüğüm gibi bu kanalla sizlerle paylaşmaya çalışıyorum :)
 
Kendilerine de bu vesile ile teşekkür eder, inşallah her geçen gün daha aktif ve bir arada olarak sizlerin de desteği ile güzel şeyler ortaya çıkarır ve paylaşma imkanını beraberce yakalamış oluruz.
 
 
 
Sitemizi de takibe almayı unutmayın... :)
 
Şimdinin gündem konuları:

Mobil Fotoğrafçılığın yeni lensi

Böcek Fotoğrafçılığı

Mimari Fotoğrafçılık

Yemek Fotoğrafçılığı

Cep telefonu ile damla fotoğrafı çekmek

Cep telefonu ile fotoğraf çekmenin altın kuralları

Evde Makro Lens Yapımı

Mobil Fotoğrafçılık paylaşımları

                                                         En popüler instagram etiketleri (hastag)

                                                         Instagramda günün fotoğrafı seçilen fotoğraflarımız

                                                         İyi fotoğraf çekmek için birkaç ipucu

                                                         Google fotoğraf düzenleme aracı

                                                         Çiçekler ve makro çekim

                                                         Cep telefonu ile mikro fotoğraf nasıl çekilir?

                                                         Cep telefonu ile timelapse video çekmek

Ayrıca isterseniz de mobil yazarlık başvurusu altındaki mail adresine konu hakkında bir mail atıp, siz de bizlere katılabilir, hem kendinizi hem de bloğunuzu tanıtma şansı yakalayabilirsiniz...


Sevgilerimle,
Şuh-i Fidan